Zaman Yolcusunun Defteri
Geçen hafta derste eski bir pusula getirmiştim. Sınıfta herkes sırayla eline aldı. Tam sıra bana geldiğinde, pusuladan tuhaf bir ışık yayıldı. Ve birden kendimi başka bir zamanda buldum!
İlk durak: 1071, Malazgirt Ovası. Alp Arslan atının üzerinde, ordusuna cesaret veren sözler söylüyordu. O an, bir milletin kaderini değiştiren anlara tanık olmanın heyecanını hissettim.
İkinci durak: 1453, İstanbul surları. Fatih Sultan Mehmet’in kararlılığı yüzünden okunuyordu. “Ya ben İstanbul’u alırım ya İstanbul beni” sözünü canlı canlı duymak, tarihin sadece kitap sayfalarında değil, insanın yüreğinde yaşadığını gösterdi.
Son durak: 1919, Samsun. Mustafa Kemal Atatürk, geleceğe bakan gözlerle “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” diyordu. Anladım ki tarihin en güçlü kahramanları, en zor zamanlarda umudu büyütenlerdir.
Pusula beni geri getirdiğinde, sınıfta sadece birkaç saniye geçmişti. Ama ben artık biliyordum:
Tarih, ezberlenmesi gereken kuru bilgiler değil; yaşanmış umutların, cesaretin ve derslerin hikâyesidir. Ve biz, her dersimizde bu büyük hikâyenin sayfalarını birlikte çeviriyoruz.
Kim bilir… Belki siz de bir gün kendi pusulanızla geleceğinize yön vereceksiniz.
Unutmayın: Sevgili Fatsa Çocuk Kampüsü öğrencilerim sizler de bu büyük hikâyenin kahramanlarısınız. Belki bir gün sizin başarılarınız, bugün sizin okuduğunuz gibi, başka çocuklara ilham verecek.
O yüzden merak edin, sorun, araştırın. Çünkü tarih, merak edenlerin elinde hayat bulur.
Sevgilerimle,
Nergis EREN
Sosyal Bilgiler Öğretmeni
